|
BeyEfendi
|
 |
« : Kasım 20, 2006, 09:54:55 ÖS » |
|
Yüksek Lisans (Master) ve Doktora Ne İçin Yapılır?
Yüksek lisans hadi neyse de doktora neden yapılır?
Değerli Üyeler,
Bu yazımda size akademik hayata ucundan kıyısından bulaşmış birisi olarak Türkiye'de yüksek lisans ve doktora eğitiminin çarpıklıklarını olabildiğince yalın bir şekilde anlatmaya çalışacağım.
Bir başka yazımda da anlattığım gibi, Türkiye'de bir diplomalı işsizlik sorunu var. Lise mezunları işsiz. Çare üniversite okumak. O bitiyor işsiz kalınca çare yüksek lisans yapmak. Yine işsizsin çare doktora yapmak. Tabi bir de askerlik sorunu var o da ayrı bir hikaye.
Yüksek lisans hadi neyse de doktora neden yapılır? Eğer düzgün bir ülke vatandaşı iseniz cevabınız şu olur:
1. Akademisyen olmak için, 2. Danışman olmak için, 3. Bilgi birikiminizi artırmak ve entellektüel çalışmalarda kullanmak için
ama her durumda doktora para kazanmak için yapılır, doktora yapmış olmak için değil.
Türkiye'de doktora ne için yapılır:
1. İşsiz olduğunu gizlemek için, 2. Askerliği ertelemek için, 3. Arkadaşın yapıyor diye, 4. Bulunsun lazım olur diye.
Peki bu kadar gayri ciddi nedenlerle doktora yapılıyor ve üniversiteler bunu bilmiyorlar mı? Gayet iyi biliyorlar. Ancak:
1. Doktora eğitimi paralı değil, 2. Kısa vadeli düşünülüyor. Üniversitelerin öğrenciye ihtiyacı var,
Bütün bunları doktoraya başlayan kişiler biliyorlar mı? Bence aklı başında olanlar biliyorlar. Bu yazıyı gerçeklerden kopuk olanlarına yazıyorum. İster doktoraya devam etsinler isterse de bıraksınlar:
1. Doktora yaptığınızda ücretiniz artmaz azalır, 2. Doktora yaptığınızda fazla kalifiye olursunuz, iş bulmanız zorlaşır, 3. Türkiye'de doktora yapanların yirmide birine bile iş sağlayacak bir üniversite sistemi yoktur. Zaten doktoradaki yığılma nedeniyle bu alanda da arz fazlası yanı işsizlik ortaya çıkmıştır, 4. Üniversitede ders vermek için doktora yapmaya gerek yoktur, 5. Doktora programları tez ağırlıklıdır. Okul size çok fazla bir şey vermez. Kendinizi yetiştirirsiniz. Bu yurt dışında bile böyledir, 6. Tez yazarken zorlandıysanız sizde akademisyen kumaşı yoktur çünkü devam edecekseniz hep bu tür şeylerle uğraşacaksınız. 7. Yine tez yazarken zorlandıysanız bırakmanız daha mantıklıdır. Hem sizden akademisyen olmaz hem de boş yere adınızın başına Dr. gelir görenler sizi adam zanneder korkar ise almazlar, 8. Akademik alanda işler farklı yürür. Örneğin patronların sanıldığı kadar etkisi yoktur. O yüzden fabrikaya komşunun oğlunu işçi alır gibi bir tanıdığınıza gidip bana ders ayarlasana diyemezsiniz, 9. Tezinizi öylesine yaptıysanız size ayak bağı olur. Çünkü her doktora derecesi aynı değerde değildir. Teziniz ne kadar değerliyse doktora da o kadar değerlidir. 10. Doktorayı yüksek lisans konusuna yakın yapmalısınız. Daldan dala çok atlarsanız işiniz zorlaşır.
Özetle yüksek lisans (özellikle İşletme Yüksek Lisansı) iş yerinde terfi ve maaş artışı getirebilirken doktora yapmak hele bitirmek işinizi kaybetmenizin en emin yoludur.
Doktora yapmakla kendinizi akademik dünyaya mahkum edersiniz. Akademik dünyada ise işler sınırlıdır, ücretler mütevazıdır, ayrıca yayın yapma gereği vardır. Yazmayı değil konuşmayı sevenlere uygun değildir.
Bunları bilirseniz, ne için doktora yaptığınızı daha iyi anlarsınız ve devam edip etmeme kararını daha sağlıklı verirsiniz.
Hele tüccar ruhlu iseniz ve buna emek verdim şimdi de para kazanayım diyorsanız bu görüşünüzden vakitlice vazgeçin. Doktora ve akademik kariyer insana para kazandırmaz hatta harcatır. Hele hele ticaretteki para burada kesinlikle yoktur. Bu iş adamı zengin etmez. Hele Türkiye'de hiç etmez.
O halde doktora ne için yapılır? Akademik ve entellektüel amaçlar için yapılır. Sizde akademisyen kumaşı vardır. Yazmayı öğrenmeyi çok seviyorsunuzdur. Bunları yine yazmak ve öğrenmek için yapıyorsunuzdur. Yani para kazanma amacınız yoktur.
Bu işi bu kadar sevince de eh kendinizi geçindirecek ele güne muhtaç olmayacak üç beş kuruş da kazanırsınız. Onunla hayatınızı sürdürür gerçek tatmini ise akademik ve entellektüel çalışmalardan alırsınız.
Bu yüzden iyi akademisyenler ya maddi durumu iyi ailelerden ya da bekarlardan çıkıyor. Çünkü akademisyenin para kazanma kaygısı olmamalıdır. Akademik hayat para kazandırmaz.
Bunları bilmeden akademisyenimsi bir arkadaşınıza ya bize de bir el at bak biz de doktorayı bitiriyoruz bir ders de bize ayarla derseniz:
1. Akademisyen adamın böyle taraklarda bezi yoktur. Yani oraya buraya adamını yerleştirmekle uğraşamaz. Bu işlerden anlamaz da zaten, 2. Akademisyenlik öyle ucundan kıyısından boş zamanlarda yapılacak bir iş değildir, 3. Akademisyenler hayatın biraz dışına çıkmışlar ve ayak oyunlarından uzakta kalmışlarsa da bilgileri ile bu açıklarını kapatırlar, niyetinizi anlarlar o yüzden onlara kumaş, tencere satar gibi yaklaşamazsınız, 4. Bir şekilde yüzsüzlükle ya da onu bunu araya koyarak ders verebilirsiniz ama akademisyen olamazsınız,
O açıdan yüksek lisans ve doktora yapan değerli üyelere bu yazıyı dikkatle okumalarını tavsiye ediyorum.
Özellikle akademisyen olmayacaksanız ve yazmayı gerçekten sevmiyorsanız doktora yapıp da kendinize de el aleme de işkence etmeyin.
Zaten böyleleri tez aşamasında havlu atar. Siz de bu durumda iseniz vakitlice tez aşamasında bırakın.
Kumaş-tencere satıcılığında işe yarayan yöntemlerin akademik dünyada işlemediğini de unutmayın. Türkiye'de eksik ve zayıf akademik ortam bile o kadar ayağa düşmüş değildir.
Ama bu işe gönül verdi iseniz ve parada pulda gözünüz yoksa ne yapın yapın bir doktora bitirin. Sizin bu işe sevginiz ve verdiğiniz emek size bir yol açacaktir.
Üniversitede ders vermek isteyen ve ucundan kıyısından akademisyen olmak isteyen üyelere ve dostlara duyrulur.
Uçundan kıyısından akademisyen olunmaz. Ya tam olun ya bu ise bulaşmayın.
Bu ise gönül vermiş kişileri de kendi küçük çıkarlar dünyanızla rahatsız etmeyin.
Evet akademisyen belki mütevazı ve az kazanan bir insandır. Ama bu para ve çıkardan vazgeçiş ona gerçekleri olduğu gibi söyleme hakkını da verir.
Hala anlamayanlar için daha açık yazayım. Kardeşim üniversitede ders vermek ve akademisyenlik dışardan göründüğü gibi değildir. Çok bedel ödemek gerekir.
Oturun oturduğunuz yerde. Sizden akademisyen olsa bu saate kadar olurdu zaten.
Hem sen ağa ben ağa bu ineği kim sağa.
Doktoralara doluştuk şimdi de herkesi Prof mü yapacağız?
Bazıları 15 kere bir üniversiteyi ziyaret ederse akademisyen olacağını zannediyor da bu mesaj onlar için yazıldı.
...alıntıdır...
|