kocaeli üniversitesi öğretim ve araştırma görevlileri
   Makine Mühendisliği Bilgi ve Paylaşım Platformu - KUMPAS.ORG
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. Nisan 20, 2014, 02:04:06 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz



Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİCİLERİNDEN ÖNERİLER  (Okunma Sayısı 9125 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
levent57
asteğmen
*

Paylaşım Puanı: 133
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 44

Emekli makina mühendisi


« : Ocak 09, 2007, 11:19:36 ÖÖ »

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİCİLERİNDEN ÖNERİLER


PriceWaterhouseCoopers'tan İnsan Kaynakları Yöneticisi Sinem Tuncay, Pfizer'den İnsan Kaynakları Yöneticisi Hande Akyol ve Procter & Gamble'dan İnsan Kaynakları Yöneticisi Selçuk Eroğlu sorularımızı yanıtladı.

alım yaparken adayın geçmiş yıllardaki stajları önemseniyor mu? Büyük şirketlerde staj yapmış olmak bir avantaj mı?
Hande AKYOL: Bizim için nerede staj yapılmış olduğu bir kriter değil. Staj yapmamış bir kişiyi almayalım diye bir düşüncemiz yok. Stajlara eleme amacıyla bakılmaz. Benim öğrencilere tavsiyem, kendiniz için staj yapın. Böylece farklı şirketler görüp kıyaslama yapabilirsiniz. Ama orada çok şey öğreneceğinizden, artık bu işi öğrenmiş olacağınızdan değil. Çünkü ne olursa olsun 1 aylık bir stajla işi çok fazla yapıyor olmayacaksınız. Sadece genel olarak konsepti öğrenip şirketi tanıyacaksınız. 2-3 ayrı şirkette staj yaparsanız şirketleri kıyaslama şansınız olacaktır. Öbür türlü sadece dışarıdan bileceksiniz, halbuki şirketin içine girmek çok farklıdır. Girip onları görmek açısından staj önemli. Sizler için önemli, bizim için sorarsanız, bu şirkette staj yapmış, o zaman alalım diye bakmıyoruz.
Sinem TUNCAY: Stajları tecrübe kazanmaktan ziyade, kişinin ya da öğrencinin ne istediğini anlamak için, kendi için yaptığı bir yatırım diye düşünebilirsiniz. Aynı zamanda da iş hayatını görmüş olursunuz.En çok kişinin hangi alanı sevdiği ve hangi yönde ilerlemek istediğini görmesi açısından önemli.

Stajların büyük şirketlerde yapılmış olmasının önemi var mı?
Sinem TUNCAY: Büyük-orta ölçekli şirketlerle küçük şirketlerin yönetim-iş yapış şekilleri birbirinden farklılık gösteriyor. Ama ilk etapta öyle bir ayrım yapılmayabilir. Önemli olan bir firmanın bünyesinde yönetimin, işleyişin nasıl olduğunu görmek. Büyüklüğün ilk etapta çok büyük bir önemi yok. Önemli olan çalışma hayatını ve iş alanlarını görmek.

Master yapmış adaylara öncelik tanınıyor mu?
Hande AKYOL: Bizim için master, insana vizyon katan bir şey. Ama biz ilk başvurularda kişi kesinlikle master yapmış olsun diye bakmıyoruz. Benim şahsi fikrim, master özellikle biraz çalıştıktan sonra yapılırsa daha faydalı olur. Çünkü o zaman insan ne konuda master yapacağını, nelere ihtiyacı olduğunu daha iyi biliyor ve yaşadıklarını akademik bilgilerle daha iyi bağdaştırabiliyor. Örneğin eğer bir mühendislik bilimi okuduysanız, yani işletme kökenli bir dalda okumadıysanız (İşletme, Ekonomi, Endüstri Mühendisliği gibi) ve daha sonra pazarlamada, finansta yükselmek istiyorsanız bizim tercihimiz mutlaka mühendislik üzerine master yapılmasıdır. Çünkü bir işletmeciyle mühendisin aynı olaya bakış açısı biraz farklıdır. O yüzden de o zaman bir master tercih ediyoruz. Örneğin biz bir kimya şirketiyiz. Siz bir kimya mühendisi olarak Pfizer’de pazarlamaya başvurursanız, biz size önce master yapmanızı, sonra burada çalışmanızı söyleyeceğiz.

İngilizce mülakat yapmayı tercih ediyor musunuz?
Hande AKYOL: Biz mülakatları Türkçe yapıyoruz. İngilizce mülakat gerekli gördüğümüzde yaptığımız oluyor. Ama her zaman değil. Genellikle İngilizce testi ve kompozisyon ile İngilizce bilgisini aldığımızı düşünüyoruz. Ama bazı pozisyonlar yurtdışıyla içiçe, yurtdışıyla çok konuşuluyor ve seyahat gerektiriyor. Bu pozisyonlarda kişinin konuşabilmesini görmek açısından İngilizce mülakat yaptığımız da oluyor.

Boğaziçi Üniversitesi mezunlarının diğer okulların mezunlarından farkı var mı?
Sinem TUNCAY:Bazı firma yöneticileri tarafından Boğaziçi Üniversitesi mezunlarının diğer kişilerden daha fazla kendine güvenli olduğu konusunda olumsuz duyumlar alıyoruz. Ben de bir Boğaziçili olarak bunun ne kadar doğru olduğunu düşünüyorum. Ama kendilerine güvenleri, şirkette kalış süreleri ya da sadakat anlamında biraz negatif bir imajları oluşmuş. Ancak bir yandan da Boğaziçi mezunlarının değerlendirme aşamasında çok büyük bir avantajları olduğu gerçek. Her ne kadar birçok özel üniversite eğitime başlasa da Boğaziçi Üniversitesi ismi firmalar için çok önemli. Ama firma yöneticileri belki de biraz daha ayakları yere basan, hedefleri olan, ne istediğini bilen yeni mezunları görmek istiyor diye düşünüyorum.

Transcript mi daha önemli, yoksa sosyal faaliyetler mi?
Hande AKYOL: Bizim için not ortalaması önemli değil. Kişi kendini ne kadar geliştiriyor, ne kadar öğrenmeye açık, Pfizer ortamına ne kadar uyabilecek bir kişi, yeniliklere ne kadar açık, iletişime ne kadar açık, bunlar çok daha önemli.
Selçuk EROĞLU: Kişinin daha önce yaptıklarına bakıyoruz biz. Eğer çalışmışsa, notları yüksekse bu da iyi bir şey ama yeterli değil. Tek yönlü çalışmış, kendisini sadece derslere vermiş, diğer yönlerini geliştirmemiş kişilerdense çok yönlü, her konuda faaliyette bulunmuş kişiler bizim için daha önemlidir. Not ortalamasına çok bakmıyoruz. Ama kişinin notları yüksek olabilir, diğer taraftan da sosyal faaliyetlere girmiş, kendini geliştirmiş olabilir. Bizim için kişilik analiz kriterleri var: liderlik, takım çalışması gibi.
Sinem TUNCAY: Özellikle not ortalaması kriter alınmıyor. Ama şöyle bir örnek verebilirim; teknoloji firmaları, telekomünikasyon, bilgisayar sektöründeki kimi firmalar, mühendislik alanında ve teknik bir iş için not ortalamasını dikkate alıyorlar. Ama bu spesifik bir örnek. Sosyal bilimler ya da idari bilimler için bunun çok geçerli bir kriter olduğunu düşünmüyorum. Zaten Boğaziçi Üniversitesi” ni bitirebilmek için okulun koyduğu bir not ortalaması var. Ama örneğin elektronik mühendisliği için bazı büyük firmalar not ortalamasını dikkate alabiliyorlar.

İş görüşmelerinde adayın dış görünüşü ve hareketleri ne kadar önemli?
Hande AKYOL: Bu biraz önemli. Oradaki duruşunuz, oturuşunuz, kalkışınız o şirkete uygunluğunuzu gösteriyor. Her şirketin bir kurum kültürü vardır. O kurum kültürüne uyuşunuz yarım saat – bir saatlik görüşmede, sizinle mülakatçının arasında geçenlere bağlı olarak anlaşılmaya çalışılıyor. O yüzden eğer şirketin istediği tarzda giyinmiyorsanız, kaybediyorsunuz doğal olarak. Profesyonel bir görünüm vardır, örneğin blue-jean ile mülakata gitmezsiniz. Ama bir tekstil şirketine ya da yaratıcı bir ortama giriyorsunuzdur ve o şirketin kültürü buna müsaittir. Ama bizim gibi bir uluslararası bir şirkete başvuruyorsanız blue-jean ile gelmemenizi tavsiye ederim.

Mülakatlarda yapılan başlıca hatalar nelerdir?
Hande AKYOL: Hata olarak söyleyebileceğim bir şey yok aslında. O kişinin o işi ne kadar istediği, o şirkete ne kadar uyabileceği ve bunu ne kadar doğru yansıttığı önemli. İki taraf açısından da bir perfect-match olması önemli. Hem kişinin o işi istediğini, o işe uyabileceğini, o işi yapabileceğini kanıtlaması, hem de şirketin o kişiye olan inancının sağlamlaşması gerekli. O kişinin o işe ya da şirkete uymayacağı düşünülebilir, bu bir hata değildir. Ayrıca bu demek değildir ki, o kişi başka bir şirkette çok başarılı olmayacak.

CV’lerde nelere bakıyorsunuz, CV'nin kısa olması önemli mi, neler çarpıcı?
Hande AKYOL: Kısa olan bir başvuruyu okumak daha kolaydır. Ama bu demek değildir ki 2 sayfalık bir CV'nin hiç şansı yok. Biz o kadar şekilci değiliz. CV'nin kısa olması bakılabilme kolaylığı açısından daha iyi. Güzel yazılmış bir CV önemli, elle yazılmış, nereye gittiği belli olmayan, tutarsız bir CV'ye göre daha formatı düzgün bir CV önemli. Kapak yazısı, özellikle çalışmak istediğiniz bölümü belirtmek açısından önemli. Biz ona göre sizi tanıyoruz, doğru bir şekilde size dönüyoruz. Eğer siz pazarlama departmanında çalışmak istiyorsanız, finanstaki bir boşluk için sizi boşuna rahatsız etmemiş oluyoruz. Ama şirket tercihi yapıyor, ben Pfizer'li olmak istiyorum diyor olabilirsiniz. Amacınızı belirtmek açısından kapak yazısı önemli.
Selçuk EROĞLU: Genelde kişinin background’una bakıyoruz. CV çok uzun, detaylı, yazı şeklinde değil de, sondan başa doğru, örneğin son iş deneyiminden başlanarak başa doğru özetlenmiş bir biçimde gelirse bizim için yeterli olur. Çok uzun yazı şeklinde değil, daha rahat okunabilir biçimde olmasında fayda var. Okul durumu, hobiler gibi özel bilgiler CV'nin içinde olmalı. Yani çok uzun olmayan ama bize gerekli bilgileri veren bir özgeçmiş olmalı.
Sinem TUNCAY: CV'lerin önemli olan belli temel bilgileri vermesi önemli, dolayısıyla sayfa sayısı da önemli. Her ne kadar şimdi e-mail ile ve internet ortamında da başvurular alınıyorsa da, yine de bir sayfayı geçmemesi bizim açımızdan önemli. Şöyle önemli; özellikle yeni mezunlardan bahsettiğimiz ve çok fazla iş tecrübesi olmayacağı için, eğitimin biraz detaylandırılması (dersler, kurslar, öğrencilik sırasında yapılan çalışmalar vs.) ve birtakım kişilik özelliklerinin de kısaca belirtilmesi önemli. Ayrıca üniversite öğrencileri için sosyal faaliyetler, yani okul sırasında dersler dışında yapılan ek çalışmalar da (Kulüpler buna çok iyi bir örnektir) kişinin başarılarıyla ilgili dikkate aldığımız özellikler.

Boğaziçililer çok sık iş değiştiriyorlar mı, kendilerine fazla mı güvenliler?
Hande AKYOL: Sadece Boğaziçililer değil de, potansiyeli yüksek, iyi yetişmiş kişiler hızlı yükselmek istiyorlar. Bu genç insanların doğasında olan bir şey. O yüzden bir Boğaziçi, ODTÜ, Koç Üniversitesi mezununda yükselme isteği olması çok normal. Eğer kişi çok iyi yetiştirilmişse, potansiyeli de yüksekse, çabuk öğreniyor, işe çabuk adapte olabiliyorsa, kısa sürede yükselmek isteyecektir. Önemli olan o yeteneği elinizde tutabilmektir. Yoksa “Boğaziçili gider.” genellemesine katılmıyorum. Ben de Boğaziçi mezunuyum, burada Boğaziçi Üniversitesi mezunu çok kişi var. Bu genellemeyi doğru bulmuyorum. Genç insanlar çok dinamikler. Çok hızlı öğrenip çok hızlı ilerliyorlar. O yüzden onları elde tutmak zor. Onları elde tutabilme için bir şeyler yapmak gereli. Gelişimine destek olmak, o şirkette geliştiğini, bir lider olarak yetiştiğini hissettirmek gerekli. Ona değer verildiğini, ve yavaş yavaş işin çeşitli aspektlerini görerek bir yere gelebileceğini o kişinin hissetmesi gerekiyor.

Stajyer seçim kriterleri nelerdir?
Selçuk EROĞLU: Stajlar için de seçim kriterleri iş başvurularıyla aynı. Formla başvuruluyor, sonra sınav var ve ardından da mülakat geliyor. Bizim amacımız kişinin stajdan full-time işe geçmesi. Kişi staja başlayınca burada kendisine bir proje veriliyor. Yaptığı proje değerlendiriliyor ve proje sonunda kişinin performansı iyi bulunursa, kendisine part-time iş olanağı sunuluyor. Ya da bir sonraki sene hiç sınava girmeden işe başlayabiliyor. Böylece hem kişi bizi tanımış oluyor, hem de biz onu tanımış oluyoruz. Daha rahat bir süreç oluyor.

Mehmet Zeki Önal

İŞE ALIMA DAİR İPUÇLARI


Şirketler işe alımlarda hangi niteliklere önem veriyorlar?
Zaman zaman moda olan kelimeler, zaman zaman moda olan yetkinlikler var ama bana sorarsanız farkı yaratan insanlar. Hakikaten farkı insanlar yaratıyor. Bakıyorsunuz, aynı okulda okuyup aynı eğitimleri almışlar hatta aynı sosyal etkinliklerde bulunmuşlar. Ama birbirlerinden o kadar farklı insanlar ki. Şirketler sürekli takım çalışması, ekip ruhu gibi özellikleri aradıklarını söylerler. Bence hepsinden önce işini severek yapacak olan insanı arıyorlar. Onun için takım çalışması, ekip ruhu gibi özellikler ikinci sırada geliyor. İş yapmak istiyorsanız, çalışmaktan zevk alıyorsanız, yaptığınız işin ucundan tutmak yerine tamamına sahip çıkıp o sorumluluğu alıyorsanız, iş verenin ilk sırada aradığı özelliklere sahipsiniz demektir. Bir de işverenlerin sürekli tekrar ettiği takım çalışması deyimi var. Takım çalışması denilerek aslında aranılan, çalışanın huysuzluk etmemesi, arkadaşının ayağını kaydırmaya çalışmaması, onun başarısızlığından beslenmemesi, basit ayak oyunlarına yeltenmemesi gibi özellikler. İşe alımlarda kullanılan başka bir ünlü deyim de “lider olma”. Şirketlerin lider insan arıyoruz derken aradıkları özellik inisiyatif sahibi olma. Tabii ki bir şirkette 30 tane lider olmayacak, her şirkette bir genel müdüre yer var. Burada liderliğin altında yatan anlam inisiyatif alma. Aranılan özelliklerden bir tanesi de farklılık yaratmak. Burada sizi örnek vermek istiyorum. Sizler, bu röportajı benimle telefonda da, mail yoluyla da yapabilirdiniz. Ama buraya gelip profesyonel bir şekilde benimle roportaj yaptınız. İşte bu sizin elinizde. Burada fark yaratıyorsunuz. Aynı şekilde röportajın olucağı tarihte Elvan Hanım sınavının olacağını duyunca beni arayıp “Erteleyebilir miyiz, yoksa 1 saat kadar gecikebiliri” diye rica etti. Elvan Hanım bunu bana söylemeyebilirdi de. Ben onu 14.00’te beklerken 15.00’te gelip “Bir mazeretim var da... Trafik sıkıştı da...” gibi cümlelerle durumu kurtarmaya çalışabilirdi. Elvan Hanım ise çok dürüst bir şekilde yaklaşıp “Benim imtihanım koyuldu o güne, röportajı erteleyebilir miyiz?” diye sordu. Budur farkı yaratan, anlatabiliyor muyum? Dürüst olacaksınız. Yoksa hiç bir şirkette, kurumda mutlu olamazsınız.

Mülakat dediğimiz, yaklaşık 45 dakikalık oldukça kısa bir konuşma. Bu kadar kısa sürede bir insanı nasıl tanıyosunuz?
Öncelikle adaylara potansiyel suçlu gibi davranmamak lazım. Niye bu okulda okudun, doğru mu okudun vb. sorularla onları sıkmamak gerekiyor. Onların beyanları, cv’lerine yazdıkları bizim tarafımızdan doğru kabul ediliyor. Mülakattan sonra bu bilgilerin doğruluğunu biz araştırıyoruz. Eğer bu bilgilerden birinin yanlış olduğu öğrenilirse işte o zaman, o aday bizim için hemen eleniyor. Örneğin bir okulu bitirmemiş ise, orayı ‘bitirdim’ yazamaz. Demek istediğim, ‘devam ediyorum’ veya ‘ayrıldım’ yazmalı. Biz ne yöneticiler biliyoruz yazdıkları okullardan mezun olmayan. “Bu okuldan mezunum” diyor. Eminim yazarken de bizim o okulla anlaşmamız olduğunu bilmiyor. Araştırmak için okula isim veriyoruz. “Evet, bu kişi benim mezunum” cevabı verildiği gibi “Hiç böyle birisini tanımıyorum” cevabını da duyabiliyoruz. Bir çok yöneticide biz bunu yaşadık. Evet, belki okyanusun içinde çok küçük bir damla ama çok önemli bir damla.

Not ortalaması sizce ne kadar önemli?
İşletme ve iktisat için %50 civarında önemli. Ağırlıklı bir önemi yok, ancak iyi bir talebe demek işini seven, gideceği yeri bilen bir talebe demek. Mühendisliklerde bu nokta daha önemli. Bize göre ucundan geçmiş birisi çalışmak istemiyor demektir. Düşünsenize, ben çalışmaya istekli olmayan birine nasıl binamı, elektrik tesisatımı teslim ederim. Mühendis olacaksan notların olabildiği kadar iyi olmalı.

Master sizce ne kadar önemli? Öğrenciler arasında İşletme ve Ekonomi okuyanların mezun olur olmaz değil de iş hayatına atıldıktan sonra master yapmaları gerektiği görüşü yaygınlaşıyor. Siz ne düşünüyorsunuz?
Doğru, ben de aynı görüşteyim. Akademisyen olmayacaksınız master, doktora o kadar şart değil. Ama işletme okumuyorsanız ve yönetici olmak istiyorsanız mutlaka işletme master’ı yapmanız lazım. İşletme-finans bilmeden yöneticiliğe soyunmanız söz konusu değil. Son yıllarda genelde iş hayatına atılıp çalışmak istemeyenler, biraz hayata karşı korkak davrananlar. Kolay paraya alışmış insanlar master ya da doktoraya başvuruyorlar. Biraz önce de belirttiğim gibi özellikle işletme okuyorsanız master’a bence hiç ihtiyacınız yok. Bir an önce git, çalış; eğer karşına yurtdışında eğitim şansı çıkarsa o zaman master yaparsın. Bazen işe alımlarda da bu arkadaşlarla sorunlar yaşıyoruz. Adaylarımız, “Master’lıyım, doktoralıyım bu mu benim çalışacağım pozisyon, bu parayla mı çalışacağım?” gibi sorular sorabiliyorlar. Halbuki onlar gibi binlerce insanın olduğunu bilmiyorlar. Burada farkı yaratan ne master ne doktora, bence adaylarda farkı yaratan onların “Ben çalışmak istiyorum, ben bu işi yapmak istiyorum” demesi.

Sizce İngilizce dışında iş hayatında hangi yabancı diller geçerli?
Bana göre günümüzde en geçerli diller İspanyolca, Rusça ve Çince. Almanca ise okuduğunuz bölüme bağlı. Dünyanın ikinci dili artık İspanyolca. Amerika’da bile ders olarak okutulmak zorunda.

Ders dışı aktiviteler sizce işe alımlarda ne kadar rol oynuyor?
Çok önemli, çok önemli, çok önemli. Bence küçüklükten itibaren network oluşturmaya başlayın. Hatta ben şunu öneriyorum: Bir küçük defter alıp her gün yeni tanıştığınız insanların adını, soyadını yazın, kartını koyun. Orada sizin network dosyanız oluşsun. İleride network’ler çok önem kazanacak, sizin zenginliğiniz network’ünüzün zenginliğiyle ölçülecek. Bu çok önemli. Sosyal aktivitelerde de önemli olan nokta paylaşma, bir ortak amaca hizmet, bana sorarsanız. Sosyal aktivite olarak neye ilgi duyuyorsanız duyun; ama çalışmanız, birlikte olmanız şart. Biz başvuruları değerlendirirken eğer hiçbir sosyal aktivitesi yoksa “Bu adam nedir böyle bu devirde?” diye düşünüyoruz.

Peki, mezun olunan üniversite ne kadar önemli?
O tip düşünceler çok geride kaldı. Tabii ki yine de prestijli bir üniversiteden mezun olmak, başvurular değerlendirilirken bir kenara atmayıp, okuyarak devam etmenizi sağlıyor. İşveren işi yapacak, donanımlı insan arıyor ve biz de bazı üniversitelerin hiç iyi olmadığını biliyoruz. Karşılaştığımız başka bir durum da, işverenin ben üniversite tercihi yapmıyorum dedikten sonra ardından “Sizin de bildiğiniz bazı üniversiteler var, oradan çok farklı biri olmadıkça bizimle tanıştırmayın.” diye eklemesi.

Geçerli staj süresi ne olmalı sizce?
6 aydan az süren stajlar hiçbir anlam ifade etmiyor. Eğer öğrenci stajını 6 ay kadar yapmışsa, bu bir şey yapmaya gayret ettiğini gösteriyor. Eğer staj 6 aydan fazlaysa; 1 yıla, 1,5 yıla gelmişse, bu bir şirkette bir şeyler yapıldığını gösteriyor. Ama 2-3 ay süren stajların bence yazılmaması lazım. CV’nize kulüp aktivitelerinizi, sosyal aktivitelerinizi yazmanız daha anlamlı bu durumda. Notlarınız da fena değil ise, yeter de artar bile.

İlerleyen günlerde sizce hangi sektörler yoğun talep alacak?
Teknolojiyle ilgili her şey patlayacak. Yabancı dilin önemini sormuştunuz, dilin yanı sıra bilgisayar bilgisi çok önemli, bütün programları biliyor olmanız gerekiyor. Moda sektöründe çalışmak istiyorsanız moda tasarımcısının yine bilgisayar bilmesi gerekiyor. Hangi sektör olursa olsun teknolojiyi bilmeyen artık iş bulamayacak. Sağlık sektöründe patlama olacak, burada üzerinde durduğum nokta healthcare sektörü, doktorluk değil. Healthcare sektörü çok genişleyecek, orada çalışacak çok fazla elemana ihtiyaç duyulacak. Her sektörde kalifiye, ara eleman ihtiyacı çok fazla ve bu artarak devam edecek. Üst kademeye yöneticileri, alt kademeye de yeni mezun iyi öğrencileri alıyorsunuz. Ancak arada çalışacak, işi yapacak eleman eksik kalıyor. Amerika’da bile kalifiye orta eleman sıkıntısı var. Genetik ve enerji sektörü de çok iyi gidiyor. Perakende, hızlı tüketim malları gibi sektörlerin hızına ise artık yetişilmiyor. Robotlarla ilgili sektörler de ön planda son günlerde.
Logged
sailor84
asteğmen
*

Paylaşım Puanı: 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 58


« Yanıtla #1 : Temmuz 04, 2008, 03:45:36 ÖÖ »

guzel paylasim tesekkurler.
Logged
fur
asteğmen
*

Paylaşım Puanı: 29
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 82



« Yanıtla #2 : Kasım 02, 2008, 11:14:29 ÖS »

Güzel oldu. Smiley
Logged
hakmakine
asteğmen
*

Paylaşım Puanı: 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 32


makine mühendisi adayı


« Yanıtla #3 : Kasım 30, 2008, 06:24:42 ÖS »

gercekten bizler icin faydalı bilgiler...okunmasını tavsiye ederim.
Logged

heme ez ost...!!!???
lightning
asteğmen
*

Paylaşım Puanı: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 10


« Yanıtla #4 : Mayıs 12, 2010, 08:14:21 ÖS »

eline sağlık
Logged
mehmetguzel06
asteğmen
*

Paylaşım Puanı: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5


« Yanıtla #5 : Ağustos 01, 2010, 11:07:07 ÖÖ »

Çok teşekürler güzel bir paylaşım olmuş
Logged
rdvank
asteğmen
*

Paylaşım Puanı: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 4


« Yanıtla #6 : Kasım 03, 2010, 01:02:45 ÖS »

teşekkürler
Logged
xxx13
asteğmen
*

Paylaşım Puanı: 5
Çevrimiçi Çevrimiçi

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 65


« Yanıtla #7 : Şubat 09, 2011, 01:18:40 ÖS »

tesekkürler
Logged
mrt89
asteğmen
*

Paylaşım Puanı: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 28


« Yanıtla #8 : Şubat 13, 2011, 10:11:47 ÖS »

teşekkürler
Logged
serapYKS
asteğmen
*

Paylaşım Puanı: 9
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 25



« Yanıtla #9 : Şubat 14, 2011, 12:37:39 ÖÖ »

faydalı bilgiler için tşkkürler
Logged
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.19 | SMF © 2006-2008, Simple Machines
Makine mühendisliği | Karabük Üniversitesi | Vizyondaki Filmler | Üniversite Hocalarını Yorumla
sayaç
Bu Sayfa 0.229 Saniyede 16 Sorgu ile Oluşturuldu